Israil

Merhaba,

Bu yazımızın konusu İsrail seyahatimiz. 2017 senesinin Mayıs ayında iki haftalığına İsrail’deydik. Sizinle bu seyahatimiz sırasında gezdiğimiz yerleri ve gördüğümüz ilginç şeyleri paylaşmak istedik.

İki haftalığına gitmiş olsak da, sadece 5 gün turist gibi gezebildik, diğer günler ise özel işlerimizden dolayı çalıştık.

29 Nisan 2017 öğlen evden çıktık. Uçak biletlerimizi Türk Hava Yolları’ndan aldığımız için Paris Charles de Gaulle havalimanından İstanbul’a doğru uçağa bindik. İstanbul’dan İsrail’e giden uçaklar özel güvenlik kurallarına tabi tutulduğundan önceden binis kapısında olmakta fayda var. Bir kaç emniyet kontrolünden geçtikten sonra uçağa bindik.
Akşam saat 11 gibi Tel-Aviv Ben Gurion havalanına indik ve ilk olarak pasaport kontrolüne doğru gittik. Gitmeden önce bir çok kişiden olur olmadık şeyler duyduk. Kontrollerin çok sıkı olduğunu, çok soru sorulduğunu hatta gözaltına alıp günlerce bekletebildikleri vs… Pasaport polisinin önüne geldiğimizde, sadece İsrail’e ne için geldiğimizi, ne kadar kalacağımızı sorduktan sonra pasaportlarımızın arasına ülkeye giriş izin kağıdını koydu (Biz Fransız pasaportumuzu kullandık, Türk pasaportuna damga basabiliyorlarmış).

Valizimizi aldıktan sonra, kiraladığımız aracı teslim almak için Avis bürosuna gittik. Haberiniz olsun, eğer cuma günleri sabat başlangıcından (Güneş batımı) sonra gelirseniz, Cumartesi akşamı sabat bitimine kadar havalimanından şehir merkezine giden her türlü toplu taşıma aracı (tren, otobüs) çalışmıyor. Sadece taksi ile seyahat edebilirsiniz ve muhtemelen fiyatı normalın üstünde olacaktır.

Aracımızı aldıktan sonra Airbnb’den kiraladığımız eve doğru yola çıktık. (evin linki). Hazır yeri gelmişken belirtmekte fayda var, Tel-Aviv’de hem uygun fiyata hem de temiz bir binada ev bulmak oldukça zor. 1 haftanın üstündeki seyahetleriniz için otel yerine ev tercih ederseniz çok daha ekonomik oluyor. Kaldığımız yerin merkezi olması da bizim için çok önemliydi. Evimiz Rostchild Boulevard ile Allenby Street’in kesiştiği bir yerdeydi.

30 nisan 2017
Pazar sabahı özel işlerimizi hallettikten sonra Tel-Aviv Üniversite’sine yakın bir alışveriş merkezine gittik. Toplu alışverişimizi SüperDeal’dan yaptık. Tel-Aviv’de gıdalar da Avrupa ülkelerine göre daha pahalli. (En azından Fransa ile kıyaslarsak). Orada uzun süre kalacağımız için bir hazır kart edindik. Bunun için Partner firmasını tercih ettik. Bir haftalık konuşma ve internet pakedi için uygun fiyatları var.

İşlerimizi hallettikten sonra pazar akşamı Shuk Rothschild Allenby’de yemek yedik. Burası bir « food market », içerisinde farklı mutfak kültürlerine ait küçük restoranlar bulunuyor. İstediğiniz yerden yemek alıp ortak alanda yiyebilirsiniz.

1 mayıs 2017

Pazartesi sabahı erkenden Kudüs’e doğru yola çıktık. Tel-Aviv- Kudüs arası arabayla yaklaşık 1 buçuk saat sürüyor. Bu yolculuğu tren veya otobüsle de yapabilirsiniz. Arabayı Mamilla Market’in altında bulunan otoparka bıraktık. Eğer eski şehiri gezecekseniz arabanızı buraya park edebilirsiniz. Mamilla Market’ten Jaffa Kapısına doğru yürüdük. Eski şehire buradan giriş yapıp David Street’ten kapalı çarşıya girdik. Burası İstanbul’daki Kapalı Çarşı ve Mısır Çarşı’sını andırıyor.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Hem hediyelik eşyalarınızı alabilirsiniz, hem de farklı mutfakların yemeklerini yiyebilirsiniz. Bütün esnaf İngilizce konuştuğu için anlaşmak çok kolay oldu. Çarşıyı gezdikten sonra Ağlama Duvarı’na (Kotel’e) gittik. Buraya girerken x-ray kontrolünden geçmek gerekiyor. Biz gittiğimizde çok kalabalık değildi, o gün Yom Ha’atşmaout (İsrail Devleti’nin bağımsızlık bayramı) olduğu için akşamki törene hazırlık vardı.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Buradan Al-Wad yolundan Damas kapısına gittik. Bu yolda Arap Mahallesine girmiş oluyorsunuz. Ortam bir anda değişiyor ve kendinizi tam olarak Orta doğu’da hissediyorsunuz. Damas kapısına yakın bir restoranda Falafel yedikten sonra Via Dolorosa’ya geldik.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Via Dolorosa’nın başlangıcı olan Aslanlı kapıdan (Lions Gate) turumuza başladık. Bu kapıyı arkanıza aldığınız zaman sol tarafınızda Mescid-i Aksa’nın bulunduğu alana ulaşabilirsiniz. Alanın giriş kapısında iki tane polis bulunuyor, içeri girebilmek için Müslüman olduğunuzu kanıtlamanız gerekiyor. Uzun kıyafetler ve başörtüsü mecburi, yoksa kapıdan çevrilebilirsiniz. Müslüman olduğunuzu kanıtlamanız için size Kuran-ı Kerim’den Sureler ya da dualar soruyorlar.

Aslanlı kapıdan başlayıp Church of the Holy Sepulchre (Kutsal Kabir ya da Yeniden Diriliş Klişesi) de biten bu yolda Hz. İsa çarmıha gerilmeden önce son yürüyüşünü yapmış. Yol boyunca elinde çarmıhla yürüyen bir çok inanan görebilirsiniz. 10 tane duraktan oluşan bu yolda Hz. İsa’nın son yürüyüşü esnasında başından geçmiş farklı olayları temsil eden (İdama mahkum edildiği, Çarmıhın sırtına yüklendiği, ilk defa yere düştüğü, annesini gördüğü) noktalara inşaa edilmiş kiliseleri ziyaret edebilirsiniz. Kutsal Kabir kilisesine geldiğimizde kendimizi mistik bir atmosferin içerisinde bulduk.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Dünyanın dört bir tarafından gelen hacı adayları kilisenin içerisinde çeşitli ritüelleri uyguluyorlar.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Eski şehirin içerisinde bir kaç mağazadan hediyelik eşyaları aldıktan sonra taze meyve suyu içebileceğimiz bir yerde mola verdik. İsrail’de oldukça lezzetli taze meyve suyu içecek bir çok yer bulabilirsiniz. Bulabilirseniz aşağıdaki arkadaşın tezgahını tavsiye ederiz.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Not : İsrail’in narı çok meşhurdur, bu mevsimi yakalarsanız çok şanslısınız.

Günün sonuna doğru eski şehirden çıkıp Jaffa Road’u takip eden tramvay yolundan 10-15 dakikalık bir yürüyüş sonrasında Mahane Yehuda pazarına vardık. Bu pazarda çeşit çeşit kuruyemiş, taze sebze ve meyveler bulabilirsiniz. Özellikle hurmalar şahane Pazarın kendine has bir atmosferi var, yorgunluğumuzu atmak için biralarımızı yudumlayabileceğimiz butik barlardan birisine oturduk. İsterseniz hemen yan taraftaki kuruyemişçiden çerezlerinizi alıp keyif yapabilirsiniz.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Akşamki tören için tekrardan Ağlama Duvarı’nın bulunduğu meydana gittik. Bir hayli kalabalık olan meydanda insanlar hep birlikte dualar edip, marşlar ve şarkılar söylüyordu.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

2 mayıs 2017

Salı sabahı erkenden Haifa’ya gitmek için yola çıktık. Bahai bahçeleri ile özdeşleşmiş bu şehri gezmek için gerçekten sabırsızlanıyorduk. Bahçe yukarıdan aşağıya doğru geziliyor ve içeriye girebilmek için ücretsiz düzenlenen bir tura katılmanız gerekiyor. İnternet sitesinden turların saatlerine bakabilirsiniz. Biz gittimizde Rusça turun başlamasına 10 dakika vardı, İngilizce tur için 1 saat beklememiz gerekiyordu. Buraya bahçe diyip geçmemek gerekli, çünkü dünyada 7 milyon inananı olan Bahaı inancı için kutsal bir mekan. Bu yüzden buraya giderken yine uzun kollu kıyafetler ve pantalon/etek/elbise giymek gerekli. Daha önce gördüğümüz hiç bir bahçeye benzemeyen Bahai bahçesine gerçekten hayran kaldık.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Turun sonunda tekrar yukarı çıkabilmek için dolmuşlar mevcut.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Bahaı bahçelerini gezdikten sonra Nazareth’e gittik. İlk olarak Meryem Ana’ya Hz. İsa’nın doğumununun Cebrail aracılığı ile önceden bildirildiğine inanılan kiliseleri gezdik. Ortodokslar ve Katolikler bu konuda fikir ayrılığı yaşadığı için iki tane Beşaret kilisesi bulunuyormuş.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Nazareth’den ayrılıp Bet She’an a gittik. Burada Roma döneminden kalan harabeleri ve 7.000 kişilik amfi tiyatroyu gezebilirsiniz. Bet She’an dan ayrılıp Tiberiad’a giderken Yardenit’e uğradık. Burada Hz. İsa’nın vaftiz olduğuna inanılıyor. Dünyanın bir çok farklı noktasından hristiyanlar vaftiz törenleri için buraya akın ediyorlar. Biz de serinlemek için dizlerimize kadar bu suya girdik, vaftiz olmaya gelen kadınlardan birisi beni kenara çekip « şunu yap, bunu yap, ellerini suya bu şekilde sok » gibi tavsiyelerde bulundu, bizi yanlış anladı 🙂

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Tiberiad Hz. İsa’nın bir çok mucizeyi gerçekleştirdiğine inanılan bir yer. Burada İsrail’in en büyük tatlı su golü ve etrafında plajlar bulunuyor. Biz gittimizde tatil olması sebebiyle aileler plajlarda piknik yapıyorlardı, ortalık çok kalabalıktı.

Akşam yemeği için Akko’ya geçtik. Arap nüfusunun yoğunlukta olan Akko, Roma İmparatorluğu ve Antik Yunan medeniyetlerine ev sahipliği yapmış bir liman kenti. Yarım günde gezebileceğiniz bu şehirde, surlar arasında dolaşabilirsiniz. Ayrıca Türkler’den miras kalan bir çok yer gezebilirsiniz (Sinan Paşa Camiisi, Türk Pazarı ve Ghattas hamamı) Surların tepelerinde bulunan restoranlardan birisini tercih edip deniz manzarasına karşı çok lezzetli yemekler yiyebilirsiniz. Biz Doniana’da deniz mahsulleri yedik, tavsiye ediyoruz. Gitmeden önce methini oldukça duyduğumuz Uri-Buri de tavsiye edebileceğimiz mekanlar arasında.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

4 mayıs 2017

2 günlük yoğun çalışma temposundan sonra Césarée ye gittik. Burada kıyıya yakın Antik Roma şehrini gezip surları görebilirsiniz. Helena restoranda çok güzel bir öğlen yemeği yedik. Birbirinden lezzetli deniz mahsulleri, mezeler yiyip çok güzel beyaz şaraplar içebilirsiniz. İsrail’in şarapları da oldukça lezzetli, dönerken valizinize bir kaç şişe atın.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Aksam yemeği için Tel-Aviv’in güneyinden bulunan sahil şeridine yakın Hatachana’ya gittik. Burası eski bir Tren garı, içerisinde mağazalar ve restoranlar var. Benim buradaki favori mekânım Vicky&Christina, harika tapasları var.

7 mayıs 2017

Kudüs’e ikinci gez müzeleri gezmek için gittik. İlk olarak dünyanın en önemli Holokost (Yahudi Soykırımı) müzesi Yad Vashem’e gittik. İkinci Dünya Savaşı sırasında Naziler tarafından katledilen Yahudilerin anısına yapılmış Yad Vashem İsrail’e gidince mutlaka görülmesi gereken yerlerden.

Müzenin yakınlarında bulunan Herzl tepesinde Theodor Herlz’in mezarını ziyaret edebilirsiniz. Buraları gezdikten sonra İsrail Müzesi’ne gittik. Burada İsrail’in tarihini anlatan sanat eserleri, dünyanın bir çok yerinde bulunan ama açık olmayan sinagogların maketlerini, arkeolojik kalıntıları görebilirsiniz. Hatta bu müzede Türkiye’den gelen (Ankara ve İzmir sinagoglarından) tevratları da görebilirsiniz.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Akşam yemeğimizi Mabilla Center’da arkadaşlarımızla yedik.

11 mayıs 2017

Sabah erkenden kalkıp Ölü Deniz’e gittik. Lut Gölü veya Ölüdeniz yeryüzünün en alçak ve üçüncü en tuzlu golü. Bu gölün bir yakasında Ürdün bir yakasında İsrail bulunuyor. Burada bir çok plaj var, biz Kalia Beach’ı tercih ettik. Tatilimizin en unutulmaz anlarından birini burada yaşadık. Gölün etrafındaki çamurları vücudunuza sürdükten sonra cildinizi gerçekten arınmış hissedebilirsiniz. Bu kadar tuzlu olduğu için asla batmıyorsunuz, insan kendini şarap mantarı gibi hissediyor.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Ölüdeniz tuzundan üretilen ürünler oldukça meşhur (çamur, ölüdeniz tuzu ve bunlardan yapılan bir çok ürün), AHAVA en bilindik markalardan birisi. Bu markanın ürünlerini rahatlıkla her yerde bulabilirsiniz. Bugün için Massada Tepesine çıkmayı planlamıştık, fakat saat 4’ten sonra teleferikler kapalı olduğu çıkamadık. Bunun üzerine Tel-Aviv’e dönerken Jaffa’ya uğradık. Akşamı orada geçirdik, sahil kenarında yemek yedikten sonra eski şehirde gezintiye çıktık. Jaffa’nın tepesine çıkıp Tel-Aviv manzarasının tadını çıkartmayı ihmal etmeyin.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

12 mayıs 2017

Son günümüzde Tel-Aviv’in keyfini çıkartmaya karar verdik. Kahvaltımızı Benedict’te yaptık, burası gece gündüz kahvaltı servisi yapan bir yer. Gerçekten doymak ve çok lezzetli bir kahvaltı yapmak isterseniz buraya mutlaka uğrayın. Önceden rezervasyon yapmayı ihmal etmeyin, çünkü çok kalabalık olabiliyor. Kahvaltıdan sonra sahile inmek için Karmel Marketten geçtik, burada bütün gıda ürünlerini bulabilirsiniz, hepsi çok taze. Yanımıza atıştırmalık bir şeyler aldıktan sonra Tel-Aviv’in sahillerinin keyfini sürdük. İnce kum, sığ deniz, matkot oynayan insanlar, fonda çalan müzik ile çok keyifli bir gün geçirdik. Sahil şeridinde güzel bir yürüyüş yapıp evimize döndük. Dinlendikten sonra eski Alman Kolonisi olarak bilinen Sarona Mahallesine gittik. Eski evler şuanda restoran ve mağaza işlevlerini görüyor. Kapalı markette (Sarona Market) ise bir çok ülkenin mutfağından lezzetler tadabilir ve alışveriş yapabilirsiniz. Biz deniz mahsullerini tercih ettik ve Fishop’da lezzetli bir aksam yemeği yedik. İsrail tatilimizin böylece sonuna gelmiş olduk.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Dönüş notları :

Her ne kadar bize ülkeye girerken sorgu olur deseler de esas sorgu çıkarkenmiş Daha valizlerinizi teslim etmeden önce özel olarak eğitilmiş güvenlik elemanları size tatiliniz hakkında sorular soruyor. Bize « Nerede tanıştınız ? Aranızdaki ilişki nedir ? » gibi sorular sordular. Buradaki görevlinin amacı sizi test etmek, verdiğiniz cevapların doğrultusunda pasaportunuzun arkasına bir barkod yapıştırıyor. Bu barkodun başlangıcı 1-5 arasında oluyor, 1-2 daha İsrail vatandaşlarına veriliyormuş. 3-4-5 işe yabancı ülke vatandaşlarına. 3 işe rahatsınız, 5 ve 5T ise endişelenme zamanı. Biz 3 aldık.

 

Bir sonraki sehayat notlarında görüşmek üzere. 🙂

Sevgi ve umutla kalın

Pinar&Baris

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da bir web sitesi veya blog oluşturun

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: